13 Şubat 2010 Cumartesi

Man. City'den Mancini'ye Yeni Kontrat


İngiltere basınonda çıkan haberlere göre, Manchester City 6 aylığına anlaştığı Roberto Mancini'ye 3 yıllık yeni bir kontrat önermeye hazırlanıyor.

Kesinlikle çok doğru bir hareket. Mancini çok beğendiğim teknik direktörlerden biridir. Yalnız haberdeki bir ayrıntı dikkatimi çekti. O da şu ki, Manchester City yönetimi Mancini'ye 3 yıllığına 10.5 milyon Euro önerecekmiş. Yani yıllık 3.5 milyon Euro.

Eğer Mancini bu ücreti kabul ederse Frank Rijkaard, Christoph Daum kadar para kazanabilecek ki, bu da Mancini için büyük başarı olsa gerek!

Rijkaard'a İsrailliler Talip


Haberlere göre İsrail Futbol Federasyonu, takımı Dünya Kupası'na götüremeyen Milli Takım hocası Dror Kashtan'ın yerine Galatasaray'ın teknik direktörü Frank Rijkaard'ı getirmeyi planlıyor. Rijkaard'ın alternatifi ise Donadoni.

Ortadoğu'nun suyundan mıdır, toprağından mıdır bilemem ama İsrailliler de aynı bizim gibiler.

Yerli bir hocadan sonra yabancı, yıldız, pahalı ve sistem ve futbol anlayışı olarak birbiriyle tamamen alakasız hocaların peşinden koşuyorlar. Ne diyelim, farkımız yok birbirimizden...

Delgado'ya Takım Bulundu


Basında yazanlara göre Delgado'ya BAE kulüplerinden Al-Wasl talip olmuş. Kiralık olarak yapılacak anlaşmaya göre Al-Wasl kulübü hem Delgado'nun ücretini ödeyecek hem de Beşiktaş'a bir miktar ödeme yapacak.

Eğer bu anlaşma gerçekleşirse Yıldırım Demirören yönetimi John Carew'in satışından sonra en karlı işini çıkarmış olacak bana göre...

Blatter: "Latin ülkelerinde Terry'yi alkışlarlar"


Ama Ortadoğu'da da taşlarlar...

Krasic: "Liverpool'un parası yetmez"


Galiba Krasic de Mansimov'dan haberdar :)


Şaka bir yana, Uğur Boral'ın "Lille'i geçelim, Liverpool kolay" lafından sonra Krasic'in bu demeci yıkmış olmalı KOP tribününü...

Alex: "Futbol oynamadık, sadece turu geçtik"


Teknik olarak, yani saha içi dizilişleri ve sistemleri düşündüğümde Alex ve 'Alexvari' 10 numaralara karşıyım. Çağdaş futbolun önündeki en büyük engel olarak görürüm 'on'ları...


Ama Türk futbolunda Alex gibi zeki oyunculara daha fazla ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Belki artık kemale eren yaşının da etkisiyle daha objektif olabiliyor Alex. Ama her ne sebeple olursa olsun, bu tip konuşmaları cesaretle yapabilenleri ve sakin kafaları olan futbol adamlarını klonlamalıyız belki de...

"İstediğim Zaman Dönerim" Sinan Egin


Tabi canım, burası babanın çiftliği ya!

10 Şubat 2010 Çarşamba

Matias Delgado: "Keşke takıma geri dönebilseydim"


Keşke bizde seni sahada gerçek bir Arjantinli, gerçek bir 10 numara gibi görebilseydik!

Parayı Ver, Canımı Ye


Romanya, sponsorunun isteği doğrultusunda forma rengini değiştiriyor. Bundan sonra kırmızı forma giyeceklermiş. Bu bize birşey hatırlatıyor mu acaba?

Haberi aynen yayınlıyorum. Konuya çok yakın olduğum için detaylı yorumumu daha sonraya saklıyorum.


Federasyon'dan yeni düzenleme

Türkiye Futbol Federasyonu'nun yeni yaptığı düzenlemeyle, menajerlik sisteminde büyük bir değişim öngörülüyor.
Türkiye Futbol Federasyonu, menajer adıyla bilinen futbolcu temsilcilerine yeni bir düzenleme getirdi. TFF'nin uzun süredir çalışmalarını sürdürdüğü "Futbolcu Temsilci Talimatı" ile ilgili düzenleme tamamlandı ve onay almak üzre FIFA ve UEFA'ya gönderildi. 2010-2011 sezonundan itibaren geçerli olacak düzenlemeyle, futbolculara büyük sorumluluklar getirildi. Buna göre, FIFA, UEFA ve TFF'nin mevzuatına aykırı hareket eden külüplere, ihtardan başlayarak küme düşürmeye kadar cezalar uygulanacak.Futbolcu temsilcisi olmak için yabancı dil şartını kaldıran düzenlemede, hırsızlık, dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma gibi suçlardan hüküm giymiş kişilerin temsilcilik yapmasının önüne geçiliyor.Bu düzenleme sonrasında futbolcular ile kulüpler arasındaki iletişimi rastgele kişilelerin değil, eğitimli ve saygınlığı olan kişilerin yapması sağlanacak. Ayrıca bu düzenlemeyle, futbolcu temsilcileri bir yılda iki kez sınava tabi tutulacak. Bu sınavı geçemeyen adayların lisansları iptal edilecek.

(Goal.com)

1-2-3-...-5


Aziz Yıldırım: "Beşinci yıldızı takacağız"
Büyük kulüplerin devre arasında transfer yapmadığını vurgulayan Fenerbahçe Başkanı, üst üste 3 defa şampiyon olacakları iddiasında bulundu, ancak beş şampiyonluğa bir yıldız verildiğini unuttu...

Üstünel Aziz Yıldırım'a Cevap Verdi!




Galatasaray'ın para harcama makinesi Başkan Yardımcısı Haldun Üstünel, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın aşırı gereksiz, bu yıl kongrede verdiği ve altından nasıl kalkacağını kara kara düşündüğünü tahmin ettiğim o malum söz yüzünden nasıl bir stres altında olduğunu gözler önüne seren açıklamalarına yine aynı gereksizlikte bir cevap verdi.


Yalnız durum şu ki, fanatik ve çapsız bir taraftar gözüyle duruma bakarsak eğer, Galatasaray Başkanı Adnan Polat yardımcısının bu açıklamasıyla bir anda 2-0 öne geçti. Hem Fenerbahçe Başkanı'na kendisi değil, yardımcısına cevap verdirerek medyada yer buldu ve bir anlamda 'senin muhatabın benim yardımcımdır' imajı verdi, hem de Aziz Yıldırım'ın gereksiz açıklamalarını Gökhan Ünal transferi ve bu transfer için ödenen para üzerinden çürüttü.


İlker Yasin olsaydı da yenen golden sonra yıkılmış ses tonuyla 'Yapma Aziz, yapma Haldun' diye haykırsaydı...

İyi - Kötü - Çirkin


''Wenger, takımı kaybettiğinde hep böyle şeyler söylüyor. Aslında mazeret arıyor. Arsenal'in nasıl oynayacağını biliyorduk, her zaman aynı şekilde oynuyorlar. Futbol, sadece güzel teknik hareketler yapmak, iyi paslaşmak değildir. Futbolun amacı maçı kazanmaktır.''


Michael Ballack - (Chelsea - Arsenal maçı sonrası Chelsea'nin oyununu beğenmediğini ve maçı haketmediğini öne süren Arsene Wenger'e yanıt veriyor.)

Barça'ya Sürpriz Cezayirli...


Chygrtnskiy (9 sesli harf yanyana, kabus gibi) için Shaktar'a 25 milyon Euro civarı bir para ödeyip üstüne bu oyuncunun seyircileri tarafından ıslıklanmasına engel olamamışlardı. İmkansız isimli Ukraynalı'nın gençliği ve klasik bir Lucescu eseri olan defans takımı Shaktar'daki çok iyi performansı bu bence gereksiz transfer için bir nebze olsun hafifletici neden olabilir.


Ama bugün birkaç yerde okuduğum Madjid Bougherra haberi için Guardiola'ya ne demeli bilmiyorum. 7 Ekim 1982 doğumlu Cezayirli futbolcu kariyerinde Crewe Alexandra, Sheffield Wednesday, Charlton Athletic ve Gueugnon gibi alt lig takımlarında oynadıktan sonra Glasgow Rangers'a rüya gibi bir transfer yapmıştı. Eğer Avrupa basınında yazıldığı gibi Barcelona'ya transferi gerçekleşirse bu iş Bougherra için rüyayı da aşar, yaşarken cenneti görmek gibi birşey olur. Barcelona taraftarına da imkansız isimli Ukraynalı'dan sonra sıkıntılarını giderecek bir meşgale daha çıkmış olur.

9 Şubat 2010 Salı

Martin Jorgensen Aarhus'a Döndü...


Lafım bizimkilere...


Alınamaz mıydı? İş yapmaz mıydı? Peki böyle bir oyuncudan haberiniz var mıydı?

Hep Ben, Hep Ben...

(resim: futbolsandığı)
Kasımpaşaspor'un teknik direktörü Yılmaz Vural, Bursaspor'u çalıştırdığı dönemde, Türkiye Kupası'nda 3-0'ın rövanşında Avni Aker'de Trabzonspor'a 5-1 kaybettikleri maçta Rumen kaleci Nitu'nun şike yaptığı bilgisini aldığını belirtti.

Goal.com Türkiye


Futbol mantalitesine son zamanlarda çok şey kattığının farkındayım. Düşük bütçeli, mütevazi takımları alıp iyi futbol oynattığını ama her nedense bir şekilde küme düştüğünü, küme düşmese bile yeni sezonda aynı takımın başında kal(a)madığını da biliyorum. Türk Milli Takımı'nın teknik direktörlük koltuğuna kendini her daim layık görmesini de takdirle karşılıyorum.


Ama kardeşim bir insan kendini bu kadar magazinselleştirirse, gazetelerde ve futbolla alakalı internet sitelerinde futbola yaptığı katkılarla değil, ettiği laflarla ya da attığı taklalarla gündeme gelirse, futbol camiasının kendini eğlendirmesine bu kadar vesile olursa nasıl getirirler adamı bir milli takımın ya da büyük bir takımın başına?


Hocaya saygım sonsuz ama bana sanki pes etmeye yakın ve son kozlarını sonuna kadar oynuyormuş gibi geliyor. Boşver hocam, varsın Milli Takımı da çalıştırma. Biz seni Milli Takımı çalıştırmasan da çok seviyoruz. Sen Kasımpaşa'da 3-4 sene kal, sistemini yerleştir, Avrupa Kupalarına katıl, heykelini diksinler Kasımpaşa'nın ortasına...

8 Şubat 2010 Pazartesi

Selam...Hi...Salut...Hola...Ciao...


Herkese merhaba.


Uzun zamandır insanların yazdıklarını ve paylaştıklarını okuyup duruyordum. Ama hep aklımda birşeyler yazıp çizmek de yok değildi. Sadece biraz üşengeçlik, biraz zaman azlığı (ya da zamanı doğru kullanamama da diyebiliriz!) biraz da 'acaba yapabilir miyim?' düşüncesi bir şekilde engelledi durdu beni. Ama artık iddialıyım. Devamını getireceğim ve benim de gerçek bir blog sayfam olacak.


Belki hiçbir zaman en derinlere inmeyeceğim, en diplerdeki benden birşeyler göremeyeceksiniz. (Zaten neden bunu merak edesiniz ki?) Ama emin olun paylaşılanlar samimi olacak, içten olacak.


Evet blogum(uz)un ismi EvrimselFutbol. Yani ana tema futbol. Ama kesinlikle sadece futbol değil. Sevinç, hüzün, acı, sanat, heyecan, zevk, keder, felsefe, sinema vs. herşey olacak. Zaten bunların toplamı hayat, hayat da futbol değil mi?